EBRU

Programın amacı, toprak boya ezmesini bilen, Türk ebru geleneğine uygun klasik ebru yapacak sanatçı yetiştirmektir.

En geniş tanımıyla ebru, kitre ya da benzeri kıvam artırıcılarla kıvamı artırılan sıvı üzerinde güneşten etkilenmeyen ve asit ve benzeri yabancı maddeler içermeyen doğal boyaların serpilmesiyle elde edilen desenlerin, sıvının yüzeyine kapatılan 
kâğıda tespit edilmesiyle gerçekleştirilen bir kâğıt bezeme sanatıdır.

İstanbul’un bilinen en eski ebrucusu “Şebek” lakaplı Mehmet Efendi’dir ve ebrunun tarihî seyri içinde canlı renklerle ebru yapmaya muvaffak olan ve adıyla anılan ebru çeşidini icat ederek son yüzyıl ebrucuları hariç tutulursa ebruya en önemli 
katkıda bulunan ebrucusu ise Ayasofya Camii Hatibi Mehmet Efendi’dir.

Matbu ebrunun icadıyla İstanbul’da ebru yapan ustaların birer birer ebru yapmayı bırakmaları sonucu bir süre İstanbul’da ebru

yapılmamış ancak Üsküdar’daki Özbekler Tekkesi’nin şeyhlerinden Şeyh Sadık Efendi, Buhara’da iken öğrendiği ebru yapımını İstanbul’a gelince burada da sürdürmüş ve oğlu Şeyh Hezarfen Edhem Efendi’ye de öğretmiştir. Edhem Efendi gibi bir hezarfen olan öğrencisi Necmeddin Okyay da ustasından öğrendiği ebru yapımını yeğeni Mustafa Düzgünman’a öğreterek Türk ebrusunun günümüze kadar ulaşmasına vesile olmuştur.

Ebrunun, her birisi kullanım yeri düşünülerek yapılan battal, hatip, çiçekli, taraklı, hafif, gel-git, şal, bülbül yuvası, kumlu, akkase, yazılı gibi çeşitleri bulunmaktadır. 

Türk ebrusunun yapımında suda erimeyen, güneşten etkilenmeyen ve asit, kazein gibi yabancı maddeler içermeyen doğal boyalar kullanılır. Her ebrucu, atın kuyruk kıllarını gül dallarına sararak kendi fırçasını kendisi yapar.

Sosyal Ağ